25 Nisan 2013 Perşembe

Kırmızı Pazen




İstanbul'daki yarışma törenine bu kırmızı pazenden diktiğim tuniğimle gittim.Özellikle bu pazen desenini seçtim uğur getirsin diye. Hani Azra Akın bu pazenle dünya güzeli seçilmiş, hem de en iyi kostüm ödülünü almıştı ya belki bana da uğur getiri dedim. Sonuç mu ? Sonuç  sadece Azra Akın'a birincilik getiriyormuş  bu pazen :( Aynı yere iki kez yıldırım düşmez sözünün doğruluğunu da kanıtlamış olduk.
Ama yine de bu pazeni seviyorum , şans getirmese de !!Bir kumaşa da bu kadar bel  bağlamayacan canım !!!!
Eşeği bağla ,deveyi bağla ama bir kumaşa bu kadar umut , bel bağlama !!
günün özlü sözü :)

23 Nisan 2013 Salı

Cruciani örüyorum !!


Stres atmak ve fazla kafayı yormayan işler başlığı altında cruciani örmek var.
Benimle yolları kesişen tüm dostlarıma cruciani hediye ediyorum, bir tür imza gibi.İnşallah seviyorlardır ,çünkü dua ediyorum, bu crucianiler kime giderse şans ,sağlık ve huzur götürsün diye .
Bakalım daha kimlerle yollarım kesişecek ?  :)
Tabii diğer örgü bileklik denemelerim de fena sayılmaz canım !

22 Nisan 2013 Pazartesi

Canım İstanbul !!



Nerden başlasam ,nasıl anlatsam ?
18 nisandaki  fikir yumağı ödül töreni için İstanbul’a gittim.Tabii gitmem pek kolay olmadı.Söz konusu İstanbul olunca ailem akla hayale sığmayacak kötü senaryoları önüme dizdi ve vazgeçmem için çok dil döktü. Bir telefon trafiği  oldu ki sormayın gitsin. Annem tüm sülaleyi ayağa kaldırdı.Filiz istanbul’a gidiyor yetişin aaa dostlar yangın var diyecek hale geldi. Bu benim yazabildiğim en hafif hali.
Sonuç: Ben istanbul’a annem ve kardeşimle ayak bastım, ve yaptığı muhteşem etaminlerle ve yazdığı şevkat  dolu hikayelerle kalbime taht kuran Nurdan Kanber’le nihayet tanıştım!!! Tanıştım doğru bir kelimemi bilmem ben onu hep tanıyormuşum çünkü. Kendi kanımdan olan insanları bu kadar sevmedim, güvenmedim, ama  yüzünü görmediğim bir insanı sırf yazılarından ve de muhteşem etamin sanatından  dünyanın en özel insanlarından biri  olduğunu anlamıştım ve de yüz yüze gelince kesinlikle yanılmadığımı anladım. Hayatta her zaman karşınıza çıkmayacak kadar  özel , güvenilir, sevgi dolu ve de Türk misafirperverliğinin tüm  güzel yanlarını kendinde toplamış bu özel insan bana ,aileme ve de sempatikliği ve enerjisiyle beni şaşırtan  Serpil’ e İstanbul ‘da çok tatlı anılar yaşattı.
Ailem internetten tanıdığım arkadaşlara hep mesafeli ve de çok kuşkucu yaklaşmıştı, bu istanbul seyahati dünyanın en kötü senaryolarını yazan ailemin aklından tüm kuşkuları alıp götürdü.Şimdi annem benden çok Nurdan Hanım ve Serpil ‘den bahsediyor. Bir hayranlık ki sormayın gitsin!
Fikir yumağı yarışmasında mansiyon ödülü aldık, ilk üçe maalesef Serpil ve ben giremedik.Fakat  Nurdan Hanım bize öyle güzel İstanbul günü hediye etti ki keşke istanbul’a gelmeseydik demedik çünkü İstanbul’dan ödül değil çok tatlı anılar, çok özel dostluklar alıp döndük yuvamıza. İstanbul Nurdan Kanber rehberliğinde  ne de güzel ,ne de tatlı göründü gözüme.Sayesinde Sevgili Esen’le de buluştuk. .Blogundaki yazıları gibi samimi ve tatlı bir insan Sevgili Esen. iyi ki tanıştık ne de güzel oldu :)
Hele Serpil’in enejisi beni şaşkınlıklar içinde bıraktı.Otobüs yolculuğunda komalık hale gelen ben Serpil ‘le otobüs garında buluşmak üzere anlaşmıştık. Otobüsten sürünerek ve de baygın inmişim Serpil’e mesaj atmaya çalışıyorum ‘biz geldik sen nerdesin ‘diye Serpil karşıdan koşarak Filiz diye neşe ve enerji içinde bana doğru koşmaz mı !! Kendi pilim bitmiş halime mi şaşırsam,Serpil’in muhteşem enerjisi ve sevimliliğine mi şaşırsam, annemin ve kardeşimin Serpil’i görür görmez kanka olmasına mı şaşırsam bilemedim sayın blog sakinleri. Annem ki beni blog arkadaşlarımın yanına yollamayan, internetten tanıdığın insana güvenilir mi  diyen bir kadın.Şimdi  annem için varsa yoksa Nurdan Hanım, Serpil , ağzından düşürmüyor. İstanbul seyahatini,  Nurdan Hanım’ın tatlı misafirperverliğini, ilgisini, alçak gönüllülüğünü , arkadaşlığını ,kibarlığını  ,Serpil ‘in şakacılığını ,sıcak kanlılığını,neşesini  anlatıp duruyor.İstanbul güzel başlayan bir rüyaydı ,bir de ödülü alsaydık kaymağı olacaktı bu rüyanın, ama ne yapalım kısmet. Benim kısmetim bu özel iki insanı yok yok 3 özel insanı Esen 'i unutmayayım değil mi  ,daha yakından tanımak ve de tatlı anılar yaşamakmış.
İstanbul   :)  <3
mansiyon ödülüyle yetinen talihsiz tasarımım, yazık pek boynu bükük kaldın beee !!


13 Nisan 2013 Cumartesi

Tığ İşi Atkı Örebildim Nihayet !









Özellikle kırmızı olanın nasıl yapıldığını çözmem uzun sürdü.Modelin nasıl yapıldığını anladığımda kış bitti, ne kadar zekiyim canım artık siz anlayın.Her örgü modelinin youtube'de nasıl yapıldığına dair video olur, ya da görsel bir anlatım olur, bu kırmızı olan modelin görsel anlatımını bulamadım.Örülmüş bir modelden model çıkartamam bana çizilmiş bir kalıbı lazım ya da görsel olarak anlatılması lazım ,yazılı anlatımdan da anlamam. Benim beyin görsel algılıyor ne yapabilirim,  geri kalan beyin devreleri yanmış  bu kadarıyla idare edecez artıkın.:)
Fotoğrafları da güzel Senaat düzenledi benim marifetim değil yani.Böyle düzenleme olunca da daha alımlı oldu benim işler yahuuu !!

9 Nisan 2013 Salı

Dantel Tunik





Uzun bir aradan sonra dantel bir bluz diktim. Diktim de nasıl diktim gelin siz onu bana sorun!! Dikiş makinesi olup da elinde dikmek zorunda kalan kaç insan evladı vardır acaba bu dünyada !! Dikiş makinesi ben bu kumaşı dikmem de dikmem deyince mecbur elimde diktim. Benim dikiş makinesi de malak gibi gölgede yattı.Ben de dikiş makinesinin icad olmadığı yıllardaki terzilerin durumunu anlamış oldum.
Bu dantelden önce çiçekli bir kumaştan tunik diktim onu da  yarım bıraktım, zira biraz daha devam etsem bakırköy ruh ve sinir hastalıkları bölümüne yatacaktım yahuu !! Saçlarım 80'lerin permalı modası gibi havada gezdi sinirden.Fizik kanunlarına aykırı durumlar gösterdi kumaş, ben de bir kenara attım sakin bir günümde tekrar dikmek için. Bakalım  o bluz ne zaman bitecek.Gördüğünüz üzere böyle bir bluz dikmek için dikiş makinesine  ihtiyacınız yok. Tek ihtiyacınız iğne ,iplik ve de azami dikkat, zira akşam elinizde dikip sabah olunca kumaşın tersiyle yüzünü karıştırıp diktiğinizi fark edip hayırrrrrr!! diye bir çığlık atarken bulursunuz kendinizi .